logo

Şeytana Taptıkları Düşünülen Yezidi Halkı Hakkındaki Gerçekler

Bugün başlayıp bitirdiğim “Huzursuzluk” adlı Zülfü Livaneli kitabından daha önce hakkında bir şeyler duymadığım, yeni bir etnik köken öğrendim ve içimde bu topluluğu araştırma isteği gelişti. Kitapta Yezidilik inancı büyük bir bölümü kaplıyor ve bu inanç üzerinden bilgiler verilerek olay örgüsü işleniyor.

Yezidiler, bir diğer adıyla Ezidiler, Mezopotamya uygarlıklarından biri olan Asurluların parçası Irak’ın Ninova kentinde yaşamaktadırlar. Çoğunluğu Kürt kimliğini benimsese de özellikle Ermenistan’da yaşayanları kendilerini Kürtlerden ayrı tutarlar.

Birçok insan tarafından şeytana taptıkları düşünülen bu ırkın aslında şeytanla hiçbir alakası yoktur ve tamamen bir yanlış anlaşılmadan ibarettir.

Yezidiler; “Melek Tavus” olarak adlandırdıkları ve tavus kuşu ile simgeledikleri Düşmüş Melek'in, yaratıcının buyruğuna rağmen insan önünde diz çökmeyerek saygısızlık yapmasını, onun aslında ne kadar asil olduğunun tüm Evren'e ispatı olarak görürler ve yaratıcı tarafından sınandığını düşünürler. Bu sınavı başarı ile geçip tüm insanlığın ve dünyevi varlıkların başına geçme hakkını kazanmış olduğuna inanırlar.

Ancak burada Düşmüş Melek'in sahip olduğu nitelikler, diğer dinlerden daha farklıdır. Yezidilikte tanrı Dünya'nın sadece yaratıcısıdır, devam ettiricisi değildir. Tanrısal iradenin vücut bulması için Düşmüş Melek, bir nevi aracılık rolü üstlenmiştir. Gururlu bir melek olduğundan tanrıya isyan etmiş, ceza olarak 40.000 sene boyunca yanmış, sonunda pişmanlıkla döktüğü göz yaşları bu ateşi söndürmüştür. Artık tanrıyla barışık konumdadır. Düşmüş Melek, mutlak iyiliğin olmadığının bir simgesidir aslında. İyilik ve Kötülüğün kaynağıdır. Yezidilere göre Melek Tavus, en güçlü melek ve aynı zamanda affedilmiş Şeytan'dır. Bu ismi ağzına almak, mukaddes olduğundan yasaktır. Tanrı, özünde iyilikle dolu olduğundan ibadet edip onun gönlünü kazanmanın bir gereklilik olmadığını düşünürler. Tam tersine, ibadetin ona değil, içi kötülüklerle dolu olana, Tavus'a, yapılması gerektiğine inanırlar. Ahiret inancı söz konusu değildir. İnsanın inanışına ve hayatı yaşayışına göre Dünya cennete de cehenneme de dönüşebilir. Melek Tavus, bütün bu yaşayışları denetler ve tanrının bu Dünya'daki gölgesi olur.

Yezidilikteki Melek Tavus inancı, eski Zerdüştlük ve Mitraizmden etkilenmiştir. Günümüzde Yezidiler oldukça kapalı ve geleneklerine bağlı olarak kültürlerini sürdürmektedirler. "Mushaf-ı Reş" ve "Kitab-ı Cilve" adlı 2 kutsal kitapları bulunur. Başka din mensubuyla evlenmek Yezidilere göre en büyük günahtır. Bunun yanında misyonerliğe de kapalıdır. Yani başka bir din mensubu sonradan Yezidiliği benimseyemez ve bu dine geçemez.

İnançları nedeniyle günümüzde, IŞİD tarafında katliamlara uğramışlardır. “Huzursuzluk” kitabında da bahsedildiği üzere Yezidi halkından olan erkeklerin kafası kesilmiş, kız çocuklarına ve kadınlara tecavüz edilmiş, 10 yaşından küçük erkek çocukları da asker olarak yetiştirilmek üzere IŞİD bünyesine katılmıştır. Irak’ta Yezidi köylerinde yaşanan vahşetin ve kötülüğün maalesef haddi hesabı yoktur. Bugün ülkemizdeki mülteci kamplarında da bu zulümden kaçabilen Yezidi halkına mensup onlarca insan bulunmaktadır.

 

Üst